
Ağustos Böceği ve Karınca Hikayesi
Haziran 3, 2007
Ağustos böceği ve karınca hikayesini çocukluğumuzdan beri pek çoğumuz biliriz. 3 ülkeye göre Üç farklı şekilde yazılan bu hikaye günümüz Türkiyesine göre yeniden yazıldı.
ÇİN VERSİYONU
Karınca bütün yaz çalışır evini, yiyeceklerini hazır eder. Ağustos böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder, vur patlasın çal oynasın yazı geçirir.Ve kıs gelir. Karınca sıcacık yuvasında karni tok bir şekilde kişi geçirirken, Ağustos böceği açlık ve soğuktan iki gün sonra ölür.
FRANSA VERSİYONU
Karınca bütün yaz boyunca çalışır ve kıs için evini, yiyeceklerini hazır eder.Ağustos böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder, vur patlasın çal oynasın barlarda yazı geçirir.Ve kış gelir. Karınca sıcacık yuvasında karni tok bir şekilde sıcacık kişi geçirmeye hazırlanırken kapı çalar. Bakar elinde bavulu ağustos böceği;-Ne haber aptal komşum? Kışı geçirmek için Karaim Adaları’na gidiyorum da, bir isteğin var mı sorayım dedim. Hadi bana eyvallah.
TÜRKİYE VERSİYONU
Karınca bütün yaz çalışır evini, yiyeceklerini hazır eder. Ağustos böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder, vur patlasın, çal oynasın yazı geçirir. Ve kıs gelir. Karınca sıcacık yuvasında karni tok bir şekilde kişi geçirirken, ağustos böceği bir basın toplantısı düzenleyerek, ‘Etrafta onca aç ve üşüyen Ağustos böceği varken, karıncalar nasıl bir vurdumduymazlıkla sıcacık yuvalarında yasayabiliyorlar’ diye olayı kamuoyunun vicdanına sunar. ATV, KANAL D, STAR zavallı aç ve açıktaki ağustos böceği ile karni tok, sırtı pek karıncanın resimlerini yan yana yayınlayarak tarafları tartışmaya davet eder. Türkiye olayın şokunu yasamaktadır. Nerededir bu devlet? YBKD(Yeşil Böcekleri Koruma Derneği) ‘den bir temsilci Atv’deki TEKETEK programına çıkarak otuz yıldır çektikleri sefaletin tek nedeninin sırf yeşil renkli olmalarından kaynaklandığını anlatır. Dünyanın en tanınmış Nobel ödüllü yazarımız Orhan PAMUK ve tanınmış aydınlarımız olayı Avrupa düzeyinde protesto ederek Türkiye’yi kınarlar. Konu Bakanlar Kurulu’nda tartışmaya açılır ve Başbakan KANAL D ye verdiği özel demecinde ‘Daha önceki hükümetler tarafından bunca yıldır sorunları göz ardı edilen değerli ağustos böceği kardeşlerimizin bundan böyle huzur ve refah içerisinde yasamaları için gerekenler yapılacaktır” der. Diğer yandan Reha Muhtar karıncayı canlı yayına çıkararak, ‘Reklamını yapmak için zavallı bir ağustos böceğinin içler acısı durumundan yararlanmaya utanmıyor musun?’ diye bir güzel haşlar. Ertesi akşam TEKE TEK’te ise ‘Ağustos böceğinden yürüttüğün para ve yiyecekleri nereye sakladın, öt çabuk’ diye Fatih ALTAYLI’ dan bir güzel dayak yer. Karınca en sonunda çareyi yurtdışına kaçmakta bulur. Ve ağustos böceği onun evine yerleşir, yiyeceklerine konar, eşyalarının üzerine yatar ve refah içerisinde gül gibi yaşar gider.
Ve güzel ülkemizde doğru ve tarafsız(!) medyamız sayesinde adalet yerini bulur… (mu?)
Abi çok güzelmiş bu ya çok sevdim… Teşekkürler paylaştığın için.
asıl ben teşekkür ederim.
Kelimelere dökmek gerekirse çok güzel bi yazı tebrik ederim.Bu kadar güzel ve espirili anlatılmazdı yaşadığımız ülkenin hali, aynen bu durumdayız cünkü karınca misali, haklıyken hakksız duruma düşmek gibi.Yazılarınızın devamını bekliyoruz.Merakla takip ediyoruz.Başarılarrr……..
daha önce de okumuştum
enterarasan! ve bi o kadar da Türkiye’miz için gerçek vaziyetler…
hayırlısı olsun ne diyelim
vesselam…
ayyy aynı amcamla babamın hıkayesı babam calısır para kazanır,amcam babamın kazandıklarını yer,bizde amcamın gırtalıgını sıkarak onun yedıklerını cıkartmaya calısırız,boyle devam eder bızım hayat hıkayemız,böcek deılmı işte hepsi bı hoş…
Öncelikle bu sitenin kurulumunda emeği geçen herkese teşekkür ederim. Siteyi bir kaç kez ziyaret etmiş ancak yorum da bulunamamıştım.Bu ziyaretlerim sırasında; hep aynı yazılarla karşılaşmıştım, yani ana sayfa her girdiğimde aynıydı. Ancak, bugün görüyorum ki; yazılara yeni hikayeler ve şiirler eklenmiş. Site için önerim: her gün olmazsa bile,iki günde bir yazıları ve şiirleri değiştirmeleri. Hatta, bu siteyi inceleyen ve yorum yapan arkadaşlardan da gelecek, güzel yazı ve şiirleri elbette “gözden geçirerek” yayınlamaları: böylece farklı duygulara zaman zaman yer verilmiş ve bir bilgi alışverişi sağlanmış olacağını düşünüyorum.
Ayrıca, sitede yine; İstanbul’da yapılan konser, gösteri,sempozyum,sergi vb. etkinlikleri de haftalık olarak görmek istemekteyim. Bunların yanında; en çok satan kitaplar ve en çok izlenilen filmlere ilişkin küçük bir köşe yapılması da siteyi , zenginleştirecektir diye düşünüyorum.
İsteklerim belki tarafınızdan abartılı bulunabilir:)Eğer, bu sitenin formatı sadece yazı,şiir ve bir kaç karikatürden oluşuyorsa bunu böylelikle öğrenmiş olurum, susarım:=) Ancak, zenginleştirilmesi ve çeşitli bölümlere yer verilmesi site adına çok daha faydalı olacağını düşünüyorum.
Veee ..inanın bu son
bir isteğim daha olacak ki; zira oda site yapımı için destek veren arkadaşlar değil, siteyi takip ve ziyaret eden hatta yorum yapan arkadaşlardan olacak; oda Lütfen olabildiğince güzel -öz türkçemizle- konuşalım. İnanın çok faydasını görücez. Elbette arada “efenimm”lere de yer verin ama abartmayın:))
Şimdiden emeği geçen herkese çok tşk ederim, zamanınızı aldığım için üzgünüm…
Yüreğim
Islaktır benim
Kuytularda ağlamaktan
Ve hafif uçuktur rengi
Kurusun
Diye kaç kez
Güneşe asılmaktan…
Sunay Akın…
Öncelikle sitemizi ziyeret ettiğiniz için, yorum ve fikirlerde bulunduğunuz için teşekkür ederim. İş yoğunluğundan dolayı siteyle pek ilgilenip değişikliklerde bulunamıyorum. Henüz tam oturtmuşta değilim. Şu an bir başlangıç olarak bu yazıları ekledim kategorilerimiz sadece yazı şiir ve karikatürlerden ibaret olmayacaktır elbette. İsteklerinizi çok haklı görüyorum ve bu konudadaki çalışmalarıma en kısa zamanda başlamayı düşünüyorum. Sizlerdende gerek yorum yaparak gerekse hoşunuza giden, sayfamızın formatına uygun her türlü yazıları bizlere iletişim sayfasından ulaşarak göndermeniz ve okuyup değerlendirerek sizlerle paylaşmammız için katkıda bulunmanızdır. Sayfaya giren girmeyen, tek tıklayan, çift tıklayan herkese teşekkür ederim. Destekelerinizi bekliyorum